Alocasia-

alo casia fil kulagıAlocasia
yaprakları büğük olup renkleri çekici ve cazibelidir.Anavatanı Flipin adaları olduğu bilinmektedir.Büğüme sezonunda her an çiçek açabilmektedir. saksı harcı olarak,turba ,yosun ve kum ezilmiş odun kömürü parçaları eşit miktarda  karıştırmalıdır.
yarı gölge ve 15-20 derece sıcaklıkta bulundurmalı yaz koşullarında ve büğüme esnasında bol sulamalı son baharda suyu azaltılmalıdır.kök ayırması ile çoğaltılabilir

ACMEA

achmea ACMEA ÇİÇEĞİ
Bugulu yaprakları,pembe çiçekleri ile görüntüsü muhteşem olan bu bitki salonlarınıza çok yakışır. anavatanı Hollanda olarak bilinmekte.İyi bir bakımla, çok uzun yıllar size arkadaşlık edebilir. .Bu nedenle bitkiyi yarı gölge yerlerde bulundurmakta fayda vardır.Kuzeye bakan pencere önleri idealdir.Sıcaklık isteği 15-25 derece arasında olmalıdır.Aşırı sıcak ve soğuktan muhafaza etmek gerekmektedir.Hava akımında bırakılmamalı.Ortalama nem ister.Yazın aşırı sıcaklarda,püskürtme yöntemi ile bitki yaprakları sisleme yapılmalı,sıvı besinlerle takviye edilmelidir.

ALOE VERA

aloeveraALOE VERA ( Barbadensis Miller )

Aloe Vera ( Barbadensis Miller ) ; dış görünüş olarak kaktüse benzeyen, sarımsak ve soğan bitkilerinin aralarında bulunduğu zambakgiller familyasındandır. Anavatanı Kuzey Afrika olan bu bitki sıcak ve kuru iklimlerde yetişir.Doğa Aloe Vera’ya aylarca susuz olarak hayatta kalabilme özelliği vermiştir. Aloe Vera’nın yeşil kalın dış kabuğu; su ve besin maddelerini içeren yaprak özünü yani jel’i içinde saklar.Bu özün en önemli özelliği uzun süren kuraklık döneminde temel besin öğelerini saklaması ve bitkinin zarar görmesi durumunda kendisini tedavi etmesidir.
Aloe Vera (Barbadensis Miller) içerisinde 200’den fazla bilimsel olarak kanıtlanmış besleyici madde bulunmaktadır. Bu maddeler aminoasitler, enzimler, kalsiyum (kas ve sinirler için), potasyum(sıvı dengesini korur),magnezyum (sinirler için), demir (kan oluşumu için), çinko (serbest radikallere karşı koruma), manganez (kalojen üretimi), vitaminler ( A, B1, B2, B5, B6, C, E, Betakaroten ), tanin ve salisilik asit’tir. Aloe Vera bu özelliklerinden dolayı 5000 yıldır pek çok medeniyetler ve kültürler tarafından “ şifalı bitkilerin kraliçesi” olarak adlandırılmaktadır.

Aloe Vera; tarladan ürün aşamasına gelene kadar uzun bir süreç yaşar. Bitki tarlalarda elle yapılan dikim işlemi ile yetiştirilir. Güneşin altında olgunlaşan yapraklar 5 yıl sonra içerisindeki özün alınması için toplanır ve özel işlemlere tabi tutulur.

Aloe Vera özü, günümüzde kozmetik ve içecek ürünleri üreten firmalar için çok değerli bir hammadde özelliği taşımaktadır.
(IASC) Uluslararası Aloe Bilim Konseyi Sertifikası, “Fresenius” Enstitüsü Kalite Belgesi ve “Dermatest” Dermatoloji Onayı bulunmaktadır.

Faydaları….. Aloe Vera Gel (jel) ,vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı ve dolaşım sistemini aktive eden doğal bir üründür.İçerdiği doğal maddeler sayesinde vücuda enerji ve canlılık verir.Vücudun direncini arttırarak sağlıklı olmasını sağlar

kaynak= lrturkiye.com

ORKİDE

oorkide kucukrkide bakımı

Orkideler narin, cazip güzellikte, egzotik görünüşlü çiçekleri ile bütün dünyada en kıymetli çiçeklerin başında yer alır. Bu çiçeklerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması kesme çiçek olarak değerini daha da artırır.
Orkide sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmez. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20.000 den fazla orkide çeşidi mevcuttur. Mesela Anadolu ve Kıbrıs’da yetişen bir çok orkide cinsi vardır. Bunların bir bölümü “Sahlepgiller” olarak tanınır. Ülkemize has sahlep tozu bu bitkilerin yumrularından elde edilir.

Yazımızın konusu olan orkideler ise tropik veya yarı tropik iklimlerde yetişen ve süs bitkisi olarak kullanılan cinslerdir.
Bu orkidelerin çoğu tabii olarak ağaç üstlerinde yaşayan fakat parazit olmayan bitkilerdendir. ( Epiphytes)
Bu cinsler çiçekçilikte ilerlemiş ülkelerde, uygun sera şartları sağlanarak yıllardır yetiştirilmektedir. Hatta bir çok amatör meraklı kendi imkanları ile sera şartları hazırlayarak zengin canlı koleksiyonlar meydana getirmiş, bu işi hobi olmaktan çıkararak amaç edinmişlerdir. Biz sade vatandaşların ise ev bitkisi olarak orkide yetiştirebilmesi yakın zamanlara kadar akla bile gelmezdi. Fakat son zamanlarda yine batıdan başlayan bir akımla ev şartlarında en kolay yetişen orkideler keşfedildi veya melezleri üretildi. Adım başı rastlayabileceğ imiz büyük marketlerde, seralarda satışa sunuldu. Bu işin heveslileri günden güne çoğaldı. Artık salonumuzda başdöndürücü güzellikleri ile bu zarif çiçeklerin boy göstermesi hiç de hayal değil..
Orkideler diğer bitkilerden daha fazla ilgi bekler. Ancak onları ev şartlarında hayatta tutmak pek zor değildir. Önemli olan en uygun ortamı sağlayarak bol çiçek açmalarını sağlamaktır.

Orkide yetiştirmenin kuralları genel özellikler taşıdığı için aşağıda ana başlıklar halinde belirtildi.
Cinsine göre değişen özellikler ise her bitkiyi tanıtan bölümde ayrıca anlatılıdı.

GENEL KURALLAR

                                                                                                                Orkide yetiştirmeye yeni başlanıyorsa mutlaka üzeri bol tomurcuklu ve birkaç çiçeği açmış olgun bir bitki satın alınmalıdır. Bitkiyi almadan önce evde en uygun ortam ve şartlar ayarlanmalı, mevsim kış ise eve getirene kadar soğuktan muhafaza edilmelidir. (Çiçeğin naylon muhafazasının üzerine gazete kâğıdı sarılabilir.)

ISI: Güzel ve uzun ömürlü çiçekler için orkidelerin gece ve gündüz arasında 6-8 derece bir ısı farkına ihtiyaçları vardır. Cinsine göre biraz değişmekle beraber, gündüz:20-25, gece:16-17 derece idealdir.
IŞIK: Direkt güneş almayan bol ışıklı, aydınlık bir yer lazımdır. Sabah veya akşam güneşi alan bir pencerenin yakını idealdir. Penceredeki bir tül perde ışığı yeteri kadar filtre edecektir. Kış aylarında yapay ışık kullanılabilir. Floresan lambalar bu durumda yeterlidir.Yalnı z, ışığı direkt bitkiye değil de, başka bir yerden bitkinin üzerine yansıyabilecek şekilde yerleştirmek gerekir. Bitkinin günde 12-14 saat ışık alması çiçek yapımını hızlandırır.

Yapraklar ışık açısından iyi bir göstergedir. Koyu yeşil, yumuşak yapraklar bitkinin az ışık aldığını, cinsine göre sarımsı-yeşil veya kızarmış yapraklar ışığın fazla geldiğini gösterir. Yeterli ışık alan orkidenin yaprakları açık , canlı bir yeşil olur.
Orkideler yandan değil, tepeden gelen ışıktan daha çok hoşlanırlar.

SULAMA: Musluk suyu kireç ve klor taşıdığı için sprey veya sulama suyu olarak kesinlikle uygun değildir. Yağmur suyu veya memba suyu kullanılmalı, su oda sıcaklığında olmalıdır. Saf su gerekli mineralleri taşımadığı için kullanılmaz. Çoğu cinslerde iki sulama arasında üst toprağın hafif kuruması beklenir.Toprağı n tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Toprak ıslak değil, nemli olmalıdır. Yaprak ve çiçekler ıslatılmadan sulanır. Saksı tabağında su biriktirilmez. Orkideler genelde ağaç üstlerinde veya geçirgen ormanaltı çürüntülerinde yetiştikleri için çok iyi drenaj gerektirirler.
Sulama ve püskürtme daima sabahları yapılmalıdır . Akşam sulamalarında bitki kurumaya fırsat bulamaz ve hastalanır.
NEM: Yüksek nem oranı şarttır. Bir püskürtücü ile yapraklarına her sabah ılık su püskürtülmeli,çiç ekler ıslanmamalıdır. Daha iyi bir metod çakıllı tepsi kullanmaktır. Bu aynı zamanda drenaj problemini azaltır ve bitkiyi sıcak tutar. İki metod aynı anda kullanılabilir.

BESİN: Orkideler için hazırlanmış bir sıvı gübre ile yaz aylarında 2, kışın 4 haftada bir beslenir. Aşırı gübreleme faydadan ziyade zarar verir. Önerilere dikkatle uymalıdır.

SAKSI DEĞİŞTİRME: Bitki sağlıklı görünüyorsa mümkün olduğu kadar saksı değiştirilmemelidir. Saksıdan çıkan birkaç kök önemli değildir. Değiştirme yapılacaksa çiçeksiz bir döneme denk getirilir. (Normal toprak kullanılmaz. Bulunabilirse orkide için hazırlanmış özel torf kullanılmalıdır. ( ağaç kabuğu, yaprak çürüntüsü, yosun ve bitkisel kömürden hazırlanmış karışımlardır).
Uygun torf bulunamazsa bahçe ürünleri satan her yerde bulunabilen hindistan cevizi lifleri kullanılabilir. Yeni saksı eskisinden sadece bir numara büyük olmalıdır.
HAVALANDIRMA:
Orkideler aşırı sıcak, kuru ve havasız ortamları hiç sevmez. Kış aylarında bile havadar mekan ister. Ancak hava cereyanından korumak şarttır. Pencere önleri bu yüzden pek ideal değildir. Bulunduğu ortam bitkiye direk rüzgar gelmeyecek şekilde her gün havalandırılır. Cam açılamadığı zaman vantilatör çalıştırılması da gerekli sirkülasyonu sağlayacaktır. Bitkiler ilkbahar sonlarında korkmadan dışarı çıkarılabilir. Orkideler bundan hoşlanır ve sağlıklı gelişir. Balkon veya bahçenin rüzgardan korunaklı, gölge bir yerinde havalar soğuyana kadar tutulabilir. Güneş yaprakları yakabileceğinden gölge şarttır. Gölge yoksa koyu renk bir tül veya şemsiye ile de korunabilir.

Orkideler çiçeksiz iken de dikkatle sulanıp bakılmalıdır. Orkidelerin çiçekleri geçtikten hemen sonra sapları 2-3 boğum üzerinden kesilir.

Orkidelerin çiçeklenme zamanı cinsine göre değişir. Aşağıda belirtilen zamanlar şartlara göre değişebilir.

 

Yapraklarda kahverengi nokta veya lekeler

Lekeler sert ise direkt gün ışığından olabilir. Lekelere dokunulmaz. Bitki biraz gölgeye çekilir. Lekeler yumuşaksa mantar demektir. Hasta dallar derhal kesilip alınır.

Büyüme bozukluğu

Dallar yan veya aşağı sarkarak büyüyorsa ışık veya sulama yetersiz olabilir.

Küflenme
Yapraklarda küflenme görünüyorsa serin ortamda aşırı nemlendirme yapılıyor olabilir. Akşamları sulama ve püskürtmeden kaçınılmalıdır.

Çiçek açmayan bitki

Bakımı doğru yapılıyor ve bitki sağlıklı ise daha fazla ışık gerektiğini gösterir. (Yapay ışık)
Gece-gündüz yeterli arasında ısı farkı yoksa çiçeklenme olmayabilir. Zira bitkinin tomurcuk yapabilmesi için gün ışığında ürettiği besini gece dinlenme sırasında depolaması gerekir. Gece yüksek ısı varsa bu besin harcanır. Dolayısı ile tomurcuk yapamaz.

Tomurcuk dökülmesi

Büyük ihtimalle sulama yetersiz veya ortam fazla kuru olabilir. Yeni alınmış bitkilerde çok görülür.

Hijyen

Bitkinin sararmış yaprak ve çiçek sapları mutlaka steril bir makasla kesilmelidir.

Böcek türü zararlılar orkidelerde pek görülmez. Seyrek olarak kabuklu bit olursa alkollü bir pamukla temizlenir.

YILBAŞI- ATLAS

atlas çiçeği 007    ATLAS ÇİÇEĞİ

                ( EPİPHYLLUM )

         FAMİLYA ADI : Cactaceae

         Vatanı orta amarikadır. Doğal alanlarında 5 mt. boy yapabilen, çevresindekilere sarılabilen,tropik yeşil bitkidir. Gövdesi yuvarlak olup büyüdükçe odunlaşır. Genç dallar yassı veya üç köşeli olur. Dikensiz ve dikenli çeşitleri vardır.

         Büyük ve gösterişli çiçekler açar. Çiçekleri beyaz ve melezlerinde ise kırmızı, turuncu ve pembe olanları vardır. Çiçekler uzun dalların uçlarıda açar. Gündüz ve gece çiçek açan türleri de vardır. İlkbahar veya yaz aylarında çiçeklenir.

         Tohumuyla veya daldırma ile üretilir. Humuslu zengin ve süzek toprakları sever. Sarkık şekilde de evlerde bakılabilir.
         TÜRLERİ:
         E. Cinco de maya : Türkiyede Atlas çiçeği diye bilinen melez bir türüdür

Kış aylarının çiçeğidir. Kasım Aralık Ocak aylarında çiçeği görülür. Etli,narin yapraklı,göz alıcı sarkık formlu katmerli güzel renkli çiçekleri vardır.Yapraklar yuvarlak dişli testere şeklinde iç içe geçmiş görünümdedir.

Toprak İsteği : Yanmış çiftlik gübresi karışık bahçe toprağı,bir miktar killi toprak ve dişli nehir kumu karışımıdır.

Su İsteği : Nisandan Eylüle kadar serbestçe sulanabilir.Ancak çiçeklenme zamanı su ölçülü verilmelidir.

Isı İsteği : Kış ve sonbaharda seralarda veya oturma odalarında bulundurulmalıdır.18-20 C ısı isterler,yazın ve ilkbaharda dışarıda tutulabilirler.

Işık İsteği : Yarı gölge yerleri severler.Direk güneşten hoşlanmazlar.

Gübrelenmesi : 12-2. aylar arasında 15 günde bir kez 1 gr. kaktüs gübresi 1 lt. suda eritilerek verilmelidir.

Bitkiler pamuklu bitlere karşı hassastırlar.Bunun için belirti görüldüğünde insektisitlerden birisi ile ilaçlanmalıdır.

CYCLAMEN

CyclamenCyclamen Türleri

iç mekanlarda kullanılan önemli türü C.persicum’a doğal olarak da akdeniz ve diğer ilıman yörelerimizde, alcak dağ rejyonlarımızda raslanmaktatır. Kâlp şeklinde oldukça yuvarlak kenarları dişli yaprakları ve büğüdükçe kırmızı,pembe veya beyaz uzun saplı çiçekleriyle çok dekoratif ,yumrulu bir bitkidir.Cyclamen’ler aralık-nisan arası çiçeklenme döneminde (yapay koşullarda bu dönem erkene alınabilir ) aydınlık,bagıl nemi yüksek serince (12-15c) yerlerde yetiştirilmeli,yaprakları ve ortasını ıslatmayacak şekilde saksı kenarlarına verilmek suretiyle2-3günde bir kireçsiz su ile sulanmalı,çiçeklenme  bittikten sonra sulama yavaş yavaş azaltılarak nisan temmuz arası yanlız yumru kalacak şekilde bitki istirahata terkedilmelidir. daha sonra yumrular yaprak çürüntüsü,dişli kum ve gübre içeren yeni saksıya yarısı dışarıda kalacak şekilde dikilmeli ve saksı havadar ve gölge bir yere alınmalıdır .Yeni sürgünlerin belirlenmesi ile sulama tekrar artırmalı ve aralık ayına kadar tekrar çiçeklenme beklenmelidir.Cyclamen’ler genellikle tohumdan ve nadiren de yumruların parcalanması ve her birinin ayrı  dikimi ile üretilebilir.

GLOXINIA

GLOXINIA

Yarı gölge ve serin yerleri sever.  İlkbahar dan itabaren çiçek açmaya başlar çiçeklenme sonbahara kadar devam eder.   Isı isteğİ minimum 18-22 derece arasındadır

Yumru köklü bir bitkidir. Mayıs-Ekim arası çiçeklenme olur. Nemli havayı sever. Çiçek ve yaprakları sulamaktan kaçınmalıdır su damlatılmamalıdır. Aksi halde lekeler oluşur. Gübreyi  seven bitkidir. Şubattan çieçeklenmeye kadar her onbeş günde bir çiçekli bitki gübresi verilmelidir.

Yazın ve ilkbaharda sıkça sulamalı toprak daima nemli tutulmalıdır. Su en az yirmi derece çivarında   olmalıdır.  çiçeklenme bitince su yavaş yavaş azaltılır. Yapraklar solmaya başlayınca tamamen kesilir.GALAXINIA

ZAMBAKGİLLER

zambakZambak
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Zambak, zambakgiller (Liliaceae) familyasının Lilium cinsinden genellikle soğan ile üreyen mevsimlik çiçekli bitkilerin adıdır. Zambakgiller familyasında bu cinse ait 110 civarında bitki türü vardır. Genellikle bahçe ve süs bitkisi olarak kullanılır, bazı soğanlı türleri de insanlar tarafından yenilebilir. Bu cinse ait zambak türü asıl zambaktır, isminde zambak geçen başka bitkilerde olmasına rağmen onlar diğer gruplara aittir. Zambak bitkisinin çiçekleri kimi ülke mutfaklarında besin olarak tüketilmektedir.

Lilium albanicum
Lilium amabile
Lilium amoenum
Lilium anhuiense
Lilium arboricola
Lilium auratum – Altın ışınlı Japon zambağı
Lilium bakerianum
Lilium bolanderi
Lilium bosniacum – Bosna zambağı
Lilium brevistylum
Lilium brownii
Lilium bulbiferum – Portakal zambağı
Lilium callosum
Lilium canadense – Kanada zambağı
Lilium candidum – Meryemana zambağı
Lilium carniolicum
Lilium catesbaei
Lilium cernuum
Lilium chalcedonicum – Sarıklı zambak
Lilium columbianum
Lilium concolor
Lilium dauricum
Lilium davidii
Lilium distichum
Lilium duchartrei
Lilium fargesii
Lilium floridum
Lilium formosanum
Lilium grayi
Lilium habaense
Lilium hansonii
Lilium heldreichii
 Lilium henrici
Lilium henryi – Henry zambağı
Lilium huidongense
Lilium humboldtii – Humboldt zambağı
Lilium iridollae
Lilium jankae
Lilium jinfushanense
Lilium kelleyanum
Lilium kelloggii
Lilium lancifolium (L. tigrinum) – Kaplan zambağı
Lilium lankongense
Lilium ledebourii
Lilium leichtlinii
Lilium leucanthum
Lilium lijiangense
Lilium longiflorum – Paskalya zambağı
Lilium lophophorum
Lilium maritimum
Lilium martagon – Martagon zambağı
Lilium matangense
Lilium medeoloides
Lilium medogense
Lilium michauxii – Carolina zambağı
Lilium michiganense – Michigan zambağı
Lilium monadelphum
Lilium nanum
Lilium neilgherrense
Lilium nepalense
Lilium occidentale
Lilium orientale
Lilium oxypetalum
Lilium papilliferum
Lilium paradoxum
Lilium pardalinum – Panter zambağı
 Lilium parryi
Lilium parvum
Lilium philadelphicum – Odun zambağı
Lilium pinifolium
Lilium pomponium
Lilium primulinum
Lilium pumilum – Kore zambağı
Lilium pyrenaicum
Lilium pyrophilum
Lilium regale – Regal zambağı
Lilium rhodopaeum
Lilium rosthornii
Lilium rubescens
Lilium saccatum
Lilium sargentiae
Lilium sempervivoideum
Lilium sherriffiae
Lilium souliei
Lilium speciosum – Japon zambağı
Lilium stewartianum
Lilium sulphureum
Lilium superbum
Lilium taliense
Lilium tianschanicum
Lilium tsingtaı

Mandalina

gul bosai

BONSAI

 

Andınlık fakat direkt gün ışığı almayan bir yer seçilmelidir.

Haftada bir yaprak gübresi verilmelidir. Şekil budaması yapılmalıdır.

Toprak nemli kalacak şekilde sulama yapılmalı, yapraklarında sık sık su püskürtülmelidir.
——————————————————————————–
Vikipedi,özgür ansiklopedi’den

Bonsai çam ağacı
BonsaiBonsai, özel tekniklerle ağaçların saksılar içinde budanarak ve bodurlaştırarak büyütülmesi sanatıdır.

Tarihçe
Japonca olan bu sözcük, tepsi (tabak) anlamına gelen “bon ve bitki anlamına gelen “sai sözcüklerinden türetilmiştir. Saksıdaki ağaç veya bitki anlamına gelir. Bonsai sanatı Japonya’ya 7-9. yüzyıllarda Çin’den gelmiştir. Çin’de Penjing adı verilen ağaç minyatürleştirme sanatının binlerce yıllık geçmişi vardır. Yalnız penjing’in bir farkı vardır. Penjing’de bir tek saksıda bir ağaç değil, örneğin birkaç minyatür ağacın gölgesinde oturan bir köylü tasvir edilmekteydi.

Yetiştirilmesi
Bonsai, yaşayan ağaçlara duyulan saygıyı ve bu ağaçların yaşamasını konu alan bir sanattır. Bonsailer minyatür olmalarına rağmen çevremizde gördüğümüz ağaçlardan hiçbir farkları yoktur. Özenle seçilen ağaç dalları, budanarak ve ilgiyle yetiştirilerek minyatür ağaç görünümü kazanır.

En güzel bonsailer sığ ve yayvan saksılarda yetiştirilenlerdir. Değişik şekillerde bonsailer bulunmaktadır: süpürge şeklinde – şelale şeklinde – rüzgara açık şekildedir. Japonların doğaya olan tutkuları yaşamlarına da yansımış ve yıllar geçtikçe bahçeciliğe verilen önem artmıştır.

Bonsailerde bu kültürün bir parçasını oluşturmaktadır ve büyük şehirlerde insanların doğaya olan özlemlerini minyatür olarak karşılamaktadırlar. Genellikle bonsailerin iklime ayak uydurmaları çok zordur.

Bundan dolayı bonsailerin yetiştirilmesi özel bir ilgi gerektirmektedir, yetiştirilirken ağacın doğal özelliğine toprağın nemliliğine, seçilen saksının özelliklerine, ışık ve doğal koşullara çok dikkat edilmelidir.

Bu koşullar sağlandığında ufak balkonlu bir ev bonsai koleksiyonu için yeterlidir. Aslında ağırlıklı olarak dış mekan ağaç ve çalı türlerinden bonsai yapılsada çokça bilinen ev bitkilerinden de bonsai yapılmaktadır. Bunlardan Ficus en popülerlerindendir. Açelya, şefleradan da bonsai yapılmaktadır. En ufak bonsailere verilen isim mame (fasulye) dir. En popüler bonsailer ise yaklaşık boyları 15 cm kadar olanlardır.

Bonsai yetiştirmek biraz bahçecilik bilgisi ve sabır gerektirir.

Bonsai yapmak isteyenlerin en çok yaptığı hata bonsai adayı ağaç, çalı veya bitki türünü hemen dar ve sığ bir kaba alınarak yapılmaktadır. Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır. Bonsainin istenilen forma ulaşıncaya kadar mümkün olan en bol topraklı bir yerde veya mümkün olan en büyük saksılarda serbest ve hızlı büyüme sağlanmalıdır. Düzenli olarak sulaması ve gübrelemesi yapılmalıdır. Ancak bu şekilde istenilen sonuca hızla ulaşılır.

Eğer doğadan bir bonsai adayı bulabilirseniz yıllarla ifade edilebilecek bir zaman tasarrufu sağlamış olursunuz. Doğadan bulunan bonsai ye Yamadori denmektedir. İyi bir bakımla 3 sene gibi bir zamanda dal ve kök terbiyesiyle istediğiniz forma sokabilirsiniz.

Ömandalinazgün özelliklere sahip bonsailer çok yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.

KUDRET NARI – Momordica Charantia

kudret narikudret nari meyvasiKUDRET NARI – Momordica Charantia

Bitki kabakgiller familyasındandır. Diğer adları Mucize elması, Acayip elması, Paparadır.1-2 metre boylarında, tırmanıcı, parçalı yapraklı, bir yıllık otsu bir bitkidir. Temmuz-Ağustos aylarında sarı çiçekler açar.10-15 cm uzunluğunda, üzeri pürtüklü, iğ biçimli, önceleri yeşil, olgunlaştıkça turunculaşan meyveleri vardır. Tropikal bölgelerde yetişen bir bitki olan kudret narının anavatanı Hindistan olarak bilinmektedir.Bugün Güney Asya, Afrika ve yurdumuzda Akdeniz bölgesinde yetiştirilmektedir.Bahçelerde süs bitkisi olarak değerlendirilir.
İçindeki Maddeler: Uçucu yağ, reçine ve momordican adlı acı bir madde içermektedir.Kudret narı halk arasında asırlardır mide rahatsızlıklarında tedavi edici bitki olarak kullanılmıştır.Ülser, gastrit, kolit, asit fazlası gibi mide- barsak sistemine bağlı tüm hastalıkların tedavisinde kullanıldığı gibi egzama, yara gibi cilt hastalıklarında da iyileştirici özelliğe sahiptir.
Haricen kullanmak için 2 olgun meyva 300 ml zeytin yağında 15 gün bekletilip bu müddet sonunda karışım ezilir.Elde edilen muhteva aynı şişe içinde 4 gün daha güneşte bekletilir.Bu merhem günde 3 kez sürülmek suretiyle egzama, yara, çıban gibi cilt hastalıklarında kullanılır.
Dahilen kullanmak için ise yine 2 olgun meyva önce çekirdeklerinden temizlenir sonra yarım kavanoz bal içinde ezilir.Bu karışım günde 3 kez 1 çorba kaşığı aç karnına yutularak ülser, gastrit gibi mide rahatsızlıklarında kullanılır.1-Üniversite kliniklerinde meyve ile ilgili tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır.Bu nedenle bugünkü bilgilere göre ikinci sınıf bir şifalı bitki olarak görülür.Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Zeybek hazır ilacının olmadığını belirttiği kudret narının dahilen midevi, yumuşatıcı ve müshil etkilere sahip olduğunu, haricen de yaralara iyi geldiğini doğrulamıştır.Prof. Dr. Zeybeğin de onayladığı ballı karışımında altını çizdiği önemli bir nokta vardır.
Zeybek, şeker hastalarının bu karışımı almalarının sakıncalı olabileceğini, bu nedenle zeytinyağı ile kullanımının daha uygun olduğunu söylüyor: ‘ Zeytinyağı meyvelerin içindeki etkili maddeleri daha kolay emiyor.Olgun meyveler bir kavanozun içerisine zeytinyağı ile konuyor.Ağzı kapatılan kavanoz 1 ay bekletiliyor.Daha sonra aç karnına yemeklerden önce alınması öneriliyor.Hastanın rahatsızlığının şiddetine göre günde üç öğünden önce aç karnına bir kaşık alınabilir.’

Mide ülseri, barsak iltihabı, kabızlık ve gastrit için 40 gün süre ile tüketilmesi gerekiyor.
2-Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.

Özellikle Filipinlerde şifalı olduğuna inanılarak çok yetiştirilen bir bitkidir. Yaprak ve köklerinden hazırlanan çözeltiler, hemoroit şişkinliklerini indirmektedir. Yapraktan elde edilen çözelti iyi bir öksürük kesici ve ateş düşürücüdür, aynı zamanda pürgatif ( barsak boşaltıcı ) ve antihelmintik ( barsak kurtlarına karşı ) etkiye sahiptir. Kadınlarda kısırlık tedavisinde ve karaciğer bozukluklarında iyileştirici olarak kullanılmaktadır. Kudret narı antimikrobial etki gösterdiğinden, iltihaplı yaraların tedavisinde de yeri olduğuna inanılmaktadır. Son yıllarda substans Q içerdiğinden AİDS tedavisinde değerli olabileceği bildirilmiştir.Yukarıda yazılı etkiler, henüz bilimsel çalışmalar ile tam olarak ispatlanmamıştır.Ancak bunların akside gösterilememiştir.

Yalnız Tip 2 diabetes mellitus ( şeker ) hastalığında, kudret narının şeker düşürücü etkisi olduğu gösterilmiştir. Bitki bünyesinde bulunan momordicin bitki insülini olarak da anılmaktadır. Bitkinin yaprak ve meyvesindeki acı tadı veren bu madde, Tip 2 diabetiklerde, kan şekeri seviyesini düşürmektedir. Bu bitkinin etkisi ile, pankreasda insülin salgılayan beta hücrelerinin arttığı gösterilmiştir. Bu etki gerek kaynatılmış yapraklarda, sıvı çıkarılarak hazırlanan kapsül ve tabletlerde, gerek doğrudan hazırlanan kudret narı çaylarında gözlenmektedir.

Filipinler Sağlık Bakanlığı onaylı, ‘Kudret Narı Çözeltisi’ şu şekilde hazırlanmalıdır:
1-) Yaprakları yıkayıp, bıçak ile ufak parçalar halinde doğrayınız.
2-)  İki bardak su içine, 6 tatlı kaşığı dolusu doğranmış yaprağı ilave ediniz.
3-)  Hazırlanan karışımı 15 dakika ağzı açık bir kapta kaynatınız.
4-)  Soğuttuktan sonra süzünüz.
5-)  Günde 3 defa, her seferinde, bir fincanın üçte biri kadar, hazırlanan ekstreden içiniz.

Momortica charantia bitkisinin yaprak ve sarmaşık kısımları kullanılabilmekte ise de, meyvesi daha etkili ve sağlıklı olduğu için tercih edilmektedir.
Not: Bu bitkisel tedaviye başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeniz önerilir. Önce kan tahlilinizi yaptırınız, eğer şeker düşürmek için kimyasal bir ilaç kullanıyorsanız  bu bitkisel tedaviye başlamanız önerilmez. Aynı anda kullanılmaları ciddi yan etkilere neden olabilir.
Kaynaklar:
1-)  Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi, 1984, ed. Prof. Dr. Turhan BAYTOP
2-)  Şifalı Bitkiler, Timaş Yayınları, İstanbul, 1997, Dr. Adil ASIMGİL
Ecz Seda Peker

KASIMPATI

kasımpat 007Kasımpatı:
Kasım ayı ile özdeş isme sahip Kasımpatı’nın Latincesi Chrysanthemum. Çok ama çok çeşit çiçeği var. Katmerlisi, yalınkatı, sprey gibi ince çeneklisi, içe dönük, dışa dönük, tek renk ya da kendi içinde alacalı olanları. M.Ö. 500 yılından gelen kaynaklarda, anavatanı Çin’de de hem bahçede hem de ev içi süs bitkisi olarak kullanıldığı yazılı. Çinliler dışında bir de Japonlar tarafından sahiplenilip ulusal bitki ilan edilmiş.Kasımpatı saksıyla çiçekli döneminde dikilip çiçekler bitince sökülüyor. Bu bitkiyi iyi çiçek açtırmak için mayıs ayında budamaya başlamanız gerekiyor. Öncelikle fazla yaprak ve çiçek tomurcuklarını temizleyin. Bu işlemi yaz ortasında bir kere daha tekrarlayın. Bugünlerde açtığı zaman çok uzun boylu olacak; yağmurlar kırmasın diye mutlaka içten destekleyin. İthal malzemeler satan marketlerde hazır ürünler var, ya da bir iki çubuğa ip bağlayıp bitkiyi sarın.

Unutmadan, Kasımpatı’yı çiçeklerden sonra tekrar budayıp kış için kısa tutmanız lazım. Tarif ettiğim gibi, bitki hep uzamak istiyor, biraz enerjik. Sera ortamında açması çok kolay. Kesme çiçek üreticileri de böyle yapıyor. Bizde Antalya’daki seralarda çok yetiştiriliyormuş.Dünyada bir tek İtalya’da sadece cenazelerde tüketildiği için dekorasyonda pek sevilmiyor, onun dışında her yerde ister kesme çiçek ister saksı bitkisi şeklinde kullanılıyor. Çalı ve top formunda olanları tercih ediliyor. Yapraklar ıtır gibi kokulu. Koyu yeşil rengi diğer çiçekli bitkilerin gösterisi için iyi. Fakat yapraklarının baş düşmanı sümüklü böcek, solucan, kırmızı örümcek, külleme hastalığı ya da kabuklu bit. Hepsinin çaresi var, korkmayın. Gözünüz bitkide olsun.Dev saksılar
Yıllar önce Philippe Starck, Los Angeles’teki Mondrian Oteli’ni tasarlarken, bitkileri dev saksılarda sergilemeye karar vermiş. Oteldeki Asia de Cuba Restoran’ın terasında işi iyice abartıp, ortamı Alice Harikalar Diyarı’na çevirmiş. Sıralı dev saksıların arasına masaları yerleştirmiş. Starck’ın bu işinden sonra dev saksılar popüler oldu ama çok ağır oldukları için pek tercih edilmedi. İtalyan Serralunga firması işin çözümünü bulmuş, plastikten resimdeki beyaz saksıyı yapmış. İsmi “Vas one”. Geçen kış görmüştüm, sonunda Türkiye’ye de gelmiş. Burada satan firma 3K Konsept Tel: (216) 3868162. Saksı 130 cm. çapında, 120 cm. yüksekliğinde. Üç rengi var. Ev için değil ama iş yerleri, alışveriş merkezleri ya da bahçeler için ideal. Sulama sistemi biraz karmaşık, dibinde delik yok. Alıp kullanacaksanız dibine 30 cm. mıcır dökün, sonra toprağı ilave edip bitkiyi yerleştirin. Su dipteki mıcırlı bölüme süzülsün, kökler çürümesin. Rutubeti elle yüzeyden kontrol edebilirsiniz. Nemliyse su vermeyin, kuruysa verin! Benden söylemesi…

Murat Pilevneli.

AKUBA

akuba

Aucuba (Akuba)

Peyzaj uygulamalarında en fazla kullanılan türü derimsi, daimi yeşil yaprakları ile A.japonica ve özellikle yaprakları üzerinde altın sarısı lekeler bulunan A.J.varigiata, gölge ve yarı gölge şartlarında (fazla güneşte yaprak yanmaları gözlenir), ağaçlar altında çokça kullanılan dekoratif bir tür ve formdur. En düşük sıcaklığın -15′in altına düşmediği yerlerde açıkta, daha düşük sıcaklığın olduğu yerlerde kapalı mekanlarda ve taşınabilen büyük kaplar içinde teraslarda değerlendirmek mümkündür. Çeşitli topral koşullarına, kuraklığa dayanıklıdır. Ancak bu durumda sulumaya özen göstermek iyi gelişmesini sağlar. Kentlerin kirli havasına da dayanıklıdır. Dikimlerde topraklı ve kaplı fidanların kullanımı önerilir. Dikim çukurlarına bolca organik malzeme ilave edilmesi gelişmesine büyük etki yapar. Dikimden sonra gövde etrafını malçlama fayda sağlar. Yaprak nodlarından budayarak kompakt formu koruması sağlanabilir. Yumuşak yarı odunlaşmış çelikle yazın başından itibaren sonbahara kadar uzunca bir period köklendirmeye alınarak üretilebilir. Çelikler açıkta ve gölgede yatiştirilebilir. Sisleme köklenmeyi hızlandırır.

ATATÜRK ÇİÇEĞİ

Euphorbia Pulcherrima - atatürk çiçeği

Euphorbia Pulcherrima – Atatürk Çiçeği

Adı: Euphorbia Pulcherrima
Türkçe Adı: Atatürk Çiçeği
Vatanı: Meksika
Tanımı: Yaprakları uzun saplı, büyük, sivri uçlu, kenarları düz veya lop’lu; çiçekleri çok küçük sarı renkli ve gösterişsizdir.

Yetişme İstekleri:

Sıcaklık: Asıl çiçeklenme döneminden önce 15 – 20 derece, çiçeklenme döneminde 13-16 derece, çiçeklenme döneminden sonra 10-12 dereceye gereksinme gösterir. Çiçekli iken 13 derecenin altına düşmemelidir.

Orantılı Nem: Yüksek orantılı nem (% 70-75) ister.

Işık: Yazın aydınlık yarı gölge yerleri sever. Yaprakların renklenmesi için Eylül’den itibaren yoğun ışık ister.Kışın çiçeklenme döneminde çok aydınlık yerlerde bulundurulmalıdır. Bitki doğrudan güneş ışığından korunmalıdır.

Saksı Harcı: Hacim olarak 3 kısım turba, 3 kısım yaprak çürüntüsü, 2 kısım tınlı toprak, 2 kısım yanmış ahır gübresi, 3 kısım kum ve 2 kısım perlitin karışımıylaelde edilen harç da kullanılabilir.

Üretim Tekniği: Üretimi çelik ile yapılır. Çelikleri genç sürgünlerden 7,5-10 cm. uzunluğunda olmak üzere tepe çeliği tarzında ve Nisan – Mayıs aylarında alınır. Ancak bu çeliklerden yetişen bitkiler yıl sonunda 15-20 cm. uzunlukta olurlar. Eğer daha bodur bitkiler isteniyorsa çelikler Ağustos ayında alınmaldır. Alınan çelikler, özsuyun akmaması için odun kömürü tozuna batırılarak, hacim olarak eşit miktarlarda turba ve kum karışımına dikilirler. Ortam sıcaklığı 18-21 derece olmalıdır.

Bakım ve önlemleri

Saksı Değiştirme: Her yıl Nisan ayında yapılır.

Gübreleme: Haziran – Ekim ayları arası haftada bir kez 1-2 g/l kompoze gübre verilir.

Sulama: Haziran’dan Eylül’e değin sürgün verme esnasında ılık su ile bolca sulanmalı, sıcak havalarda yapraklarına su püskürtülmelidir. Çiçeklenme süresince (Aralık- Ocak ayları) verilen su miktarı azaltılmalıdır. Çiçekli halde iken bitkiye çok su verilirse yapraklarının döküldüğü görülür. Dinlenme dönemi olan Ocak ortasında Nisan ortasına kadar ise ya çok az su verilmeli veya toprağı tümüyle tutulmalıdır.

Budama: Yaşlı bitkiler çiçeklenmesi bittikten sonra Nisan ayında topraktan itibaren 10-15 cm. kalacak şekilde kesilmelidir.

Hastalık ve Zararlılar: Önemli hastalıkları Kloroz, Yaprak Dökülmesi, Kök Kanseri ve Kurşuni Küf; zararlıları ise Kırmızı Örümcek ve Unlu Bitleri’dir.

Kaynak: www.ada.net.tr

CYCAS

cycas
cycas (Sikas-Yalancı Sago Palmiyeleri Türleri)

Sıcaklığın -9 derecenin altına düşmediği Akdeniz ve Ege sahillerinde açıkta, diğer yörelerde ise kapalı mekalarda ise bahçe ve seralarda yetiştirilebilir. Sikaslar daimi yeşil ve çok dekoratif görünümleri ve iç mekanlarda uzun yıllar muhafaza edilebilmeleri bakımından çok kıymetli bitkilerdir. yavaş büyürler. Yarı gölge şartlarında daha iyi gelişirler. İç mekanlarda serin yerlere yerleştirilmelidir. Büyüme döneminde arttırılmakla beraber diğer devrelerde az su verilmelidir. Sikaslar tohumdan veya kökle yumrular halinde beliren yavrulardan üretilebilir. Ancak erkek ve dişi çiçekler ayrı fertlerde bulunduğundan tohum temini güçtür. Ana vatanı japonyadır.

CALLISTEMON

firca calisi

Callistemon (Fırça Çalısı)

Ana vatanı Avusturalya olan, daimi yeşil, canlı ve küçük ağaç formunda olan Callistemon türleri, güzel, parlak, kırmızı çiçekleriyle cazip bir peyzaj bitkisidir. Güneşli sıcak veya çok ılıman sahalarda kullanılmamalıdırlar. Önemli türü C. citrinus, -10 derecenin altına düşmeyen sıcaklıklar ister. Bu tür kuraklığa alkalen ve tuzlu topraklara dayanıklıdır. Budamalarla küçük ağaç formu verilebilir. Diğer türü C.viminalis ise budamalarlaa aşağı sarkıtılan dalları ile ağlayan form oluşturulur. Budama yapılmazsa caip görünümü kayboludr. Bu tür sık sulamayı gerektirir. Kurak, rüzgarlı yerlerde iyi yeişmez. Gösterişli varyeteleri mevcuttur. (C. v. Red Cascade gibi)

Callistemon’lar tohumdan da üretilebilirlerse de tohumdan üretim peyzaj bakımından değersiz bireyler verir. Asıl üretim kısmen odunlaşmış yeşil çelikleri köklendirilerek yapılır. Bu köklenme, camekânlarda kolaylıkla sağlanabilir. Tohumla yetiştirilmeleri halinde ekimin ilkbaharda seralarda yapılması uygundur. C.viminalis var. Captain Cook ökçeli çeliklerle vejetatif yoldan da üretilebilir.

DIEFFENBACHIA

difli

Dieffenbachia Türleri

İri, sarı ve bayaz alacalı dekoratif derimsi yapraklarıyla fazla müşkülpesent olmayan Dieffenbachia’lar yazın gölge, kışın güneşsiz fakat aydınlık, yüksek rutubetli, kışın 15-20 derecede olan yerleri ister. Bol kireçsiz ılık su verilir ve muntazam su püskürtülür. Bitki fazla boylanmış ise kış sonunda 5-10cm üstten kesilerek yapraklar yenilenilebilir. Her yıl ilkbaharda saksı toprağı değiştirilebilir. Harç olarak, bir kısım bahçe toprağı, bir kısım turba, bir kısım yaprak çürüntüsü ve bir kızım da kum karışımı kullanılır. Gübreleme, nisan-eylül arası haftada bir normal saksılara 1,5-2gr//litre kompose gümre verilerek yapılır. üretme kış aylarında sürgün uçlarından alınan baş çelikleri veya gövde çelikleriyle sağlanır. Çelikler torf ve dişli kum karışımı nemli harç topraklarında yüksek sıcaklıkta (25 derece) ve üstü örtülü ortamda köklendirilir. Gövde çelikleri her biri bir uyuyan göz içerecek şekilde 4-5cm’lik çelikler halinde alınır. Ters dikilmemesine itina göstermek gerekir. Baş çelikleri daha çabuk, 2-3 haftada köklenirler. Gövde çelikleri ise daha geç köklenir.

AÇELYA

acelya b

Azalea(Açelya) Türleri

Rhododendron’ın bir alt cinsi olarak kabul edilmektedir. Birçok durumda bazı Rhododendron türleri ile aynı isim veya değişik isim altında anılır. Örneğin, A. albrechtii, Rhododendron albrechtii olarak, A.amonea= R. obtusum “Amoenum”de olduğu gibi ülkemizde Açelya olarak isimlendirilen Azalea’lar Rhododendron türlerinden farklı olarak öenmli bir kısmı daha küçük boyutlarda bitkiler olarak kaplarda iç mekan bitkileri şeklinde değerlendirilmektedir. Birçok uygulamacı botanik ve bilimsel yaklaşımla oldukça komplike olarak bilinen bu ayrım konusunda Azalea’ların daha küçük kompakt Rhododendron’ın ise daha boyulu yaprak hacmi daha büyük ve iri kümeler halinde çiçekler oluşturması şeklinde bir ayrımı kabul etmektedirler. Ancak açık alanlarda yetiştirilen Azalea’lar gene de çoğu defa Rhododendronlarla iç içedirler.

Azaleaların bir kısmı daimi yeşil kalırken bir kısmı da kışın yapraklarını döker. Yapraklarını döken Azalealar soğuya büyük ölçüde dayanırlar. -29 dereceye kadar fazla sıcak alanları sevmezler. Daimi yeşil yapraklılar ise soğuya dayanıklılığı daha azdır. Bunlardan sıcak yörelerde yetiştirilen türler (A.Belgian ındica, Southern Indica, Rutherfordiana gibi) -7 dereceye kadar dayanabildiği halde daha ılıman yörelerde yetişen gruplar ise -18 dereceye kadar dayanabilirler. Buna karşılık doğrudan Rhododendron ismiyle anımsanan diğer alt cinslere bağlı Rhododendronlar içlerinde ılıman ve sıcak rejyonlarda yetişenler olduğu gibi Sibiryaya veya kuzey Norveçe kadar yayılış gösterenleri de vardır.

Azaleaları da içeren Rhododendron cinsi bitki aleminde ve peyjazda çok geniş yer tutan bir taksondur. Bu konuda özel yayınlar veya bitki sistematiği ile ilgili yaynlarda çok geniş bilgi verilmektedir. Azalea türleri için Rhododendron türlerinin yetiştirme ve üretimi konularında verilecek bilgiler de geçerlidir. Bu bilgiler geniş şekilde Rhododendronlar ele alınırken verilecektir. Yalnız daha ziyade kaplı fildan olarak kullanılanlar daha farklı bir işlem görüler.

Açelyalar ekim yoluyla, tohumla, yeşil çelikle, aşı ve daldırma ile üretilebilirler. Tohumla üretmede tohum kapsülleri sonbaharda kahverengine dönüşünce toplanıp hemen ekilmeyecekse ağzı kapalı kaplarda buzdolabında uzun süre çimlenme yeteneğini yitirmeden saklanabilir. kestane çürüğü, yosun içeren asit reaksiyonlu toprakta gölge altında ekilmelidir. Ekimin gece sıcaklığı düşükçe bir serada yapılması, kireçli olmayan suyla dalayısyla yağmur suyuyla sulanması halinde bir ay içinde tohumlar çimlenir. Zira tohumun herhangi bir çimlenme engeli yoktur.

Daimi yeşil ve yarı her dem yeşil açelyalar, yeşil çelikleri yaz başında veya yarı odunlaşmış çelikleri de yaz ortasında kolaylıkla köklendirilebilir. Çeliklerin kestane toprağı ve yaprak çürüğü içeren süzek bir toprakta köklenmesi rahat olur. Sisleme ve hormon kullanımı köklenmede müsbet etki yapar. Ancak köklenmeden sonra su azaltılmalıdır. Köklenen çelikler aynı harçtan oluşan ortamda saksılara dikilir. Ancak yaprağını döken Açelya çeliklerinin köklenmeleri zordur. Ancak mevsim başında alınan yeşil çelikler serada daha fazla köklenme şansına sahiptir. Bununla beraber yapraklarını döken Açelyalar daha ziyade tohumla çoğaltılır.

Açelyalarda aşı ve daldırma yoluyla çoğalma da başvurulan diğer bir vejetatif üretme yöntemleridir. AŞılar ilkbaharda saksılara alınan anaçlara, serada yaz sonunda yandan kertikli aşı yöntemi kullanılarak yapılabilir. Yaprağını döken Açelyalarda adi, tepe, henden ve hava daldırması olmak üzere çeşitli daldırma yöntemlerine başvurularak başarılı üretim yapılabilir. Ancak bu yöntem yavaştır. Az sayıda yetiştirme için sözkonusu olabilir.

MANDAVİLLA

mandavilla (2)

MANDAVİLLA

Mandevilla, diğer bazı sarmaşık türleriyle birlikte son birkaç yılda popüler olmuş bir asma türüdür. bu türler bahçecilik alanına büyük katkı sağladılar. Mandevillaya çok benzeyen bir diğer sarmaşık türü ise DİPLADENİADIR. ama bu iki bitki arasında da bazı farklılıklar mevcuttur.

Mandevilla genellikle çardaklarda yetişir. bu yönüyle Dipladenia’dan ayrılır çünkü Dipladenia daha çok saksı bitkisi olarak görülür. Mandevilla’nın çiçekleri kısmen daha büyüktür ve yaprakları Dipladenia gibi kayışımsı ve geniş değildir. Mandevilla ayrıca asma bitkisi olarak kullanılmaya daha müsaittir.

Mandevilla’nın yetiştirilen tüm cinsleri özellikle sıcak aylarda oldukça gösterişli olurlar. güney Florida’da bu bitkiler doğrudan güneş altında yetiştirilir, bu yüzden bu bitkiyi yoğun ve parlak ışık altında tutmak gerekir.

fazla sulama bitkiye çok fazla zarar verebilir, bitkiyi iyice kuru bir toprakta tutmakta özen gösterilmelidir. sulama aralarını uzun tutarak toprağın iyice kurumasına izin verilmelidir. sulandığında da tam bir sulama yapılmalıdır. yavaş yavaş sulamaya dikkat edilmeli ki toprağın her yeri nemlenebilsin.

Mandavilla’nın en çekici yanı çiçekleridir. yüksek sıcaklıklara uyumludur.

bakımı kolaydır.

dal çeliğinden tutabilir. nemli bir perlit ve afrika menekşesi karışımı içeren bir harca ekin.kesilen dalları saksıya koyun, saksıyı da naylon torbaya koyun. ped şişe adeta bir sera etkisi yaratabilir.

AŞK MERDİVENİ

aşk merdiveniEğreltiotugillerdendir. Anavatanı tropikal ve astropikal iklimli bölgelerdir. Bitki açık yeşil renkli, kenarları oya gibi süslü ince yaprakcıklardan oluşan ve 1 metreye kadar uzayabilen bileşik yapraklarıyla çevresine 2 kadar yayılabilir. Yaprak uçlarına doğru görüntü aynen gemilerin ip merdivenlerine benzer. Yılın her mevsimi bitkinin satışı mevcuttur.

Aşk Merdiveni nemli toprağa değdiğinde hemen kök atan kök gövdeleriyle kolayca çoğaltılır. Bitkinin özsuyu, teni duyarlı kişilerde bazı rahatsızlıklara neden olabilir.
Aşk Merdiveni Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar:

Toprak: Bitki asit karakterli toprağı sever.

Su: Bitki, nemli ortamları ister. Yazın bolca sulanır ve yapraklarına sık sık su püskürtülür. Kış mevsiminde ise bitkinin su isteği azalır.

Işık: Yarı gölge yerleri sever. Üzerine doğrudan gelen güneş ışığı karşısında bırakılmamalıdır. Aksi durumlarda bitkinin yaprakları kuruyabilir.

Sıcaklık: Ilık ortamları isteyen bitki, yazın en çok 30 dereceye kadar tutulur. Kışın ise en düşük 10 dereceye kadar dayanabilir.

Gübre: Gelişmekte olan bitkiye 15 günde bir defa standart sıvı gübre verilir. daha sonraki zamanlarda ise gübreleme ayda bir defaya indirilir.

Saksı Değiştirme: Bitkinin kökleri saksısını iyice doldurmuşsa ilkbahar mevsiminde uygun toprak eklenerek saksı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Bitki iyice gelişip artık saksısı değiştirilmek istenmiyorsa özenle sökülüp, kökleri kırpılır ve uygun toprak ilave edilerek aynı saksıya dikilir.

ERİCA

erica

ERİCA CARNEA-GERÇEK FUNDA

 Yetişme yeri: Güney Avrupada doğal olarak yetiştirilir.

 Boy ve Çap: 30cm boy, 45cm çap yapar.

 Genel Özellikleri: Herdem yeşil yayılıcı bir çalıdır. Tam dayanıklıdır. Yaprakları koyu yeşil, çiçekleri ince, uzun ve çan şeklinde gölgede pembe ve kırmızı bazen beyazdır. İklim durumuna göre kış sonu yada ilkbahar başında açarlar. Çiçeklenme periyodu oldukça uzun süren Gerçek Fundalar, çok güzel, renkli bir yer örtücü olurlar. 20-30 cm’yi geçmeyen boylarıyla çok güzel bordür de olabilir.

 İklim ve Toprak İstekleri: Serin iklimlerde tam güneşe, ılıman iklimlerde hafif gölgeye dikilmelidir. Asidik toprakları tercih ederler. Kirece ve gölgeye toleranslıdır.

 Budama Durumu: Güzel formunu koruması için hafifçe budamak icap eder.
Üretim Tekniği: Tohum ve yumuşak çelikle üretilir.

Kültivarları:

E.c cv.’Altadena’- Sarı yapraklı ve pembe çiçeklidir.

E.c cv.’Ann Sparkes’- 15cm boyunda, sarı yaprakları kışın bronza döner, gülpembe çiçeklidir.

E.c cv.’Cecilia M.Beale’- 15cm boyunda, beyaz çiçekleri kış ortası ya da erken baharda açar.

E.c cv.’C J.Back Hause’- Pembe çiçekleri kış ortası ya da geç baharda açar.

E.c cv.’December Red’- Yayılıcı güçlü bir çalıdır;koyu gülpembe renkli çüçekleri kışın açar.

E.c cv.’Eileen Porter’- Yavaş büyür;koyu kırmızı çiçekleri sonbaharın sonunda ortaya çıkar.

E.c cv.’Rubyglow’- 20cm boyunda düzgün bir yayılıcıdır.Koyu yeşil yaprakları, koyu kırmızı çiçekleri vardır.

E.c cv.’Springwood’- Açık-yeşil yaprakları, beyaz renkli küçük çan şeklinde çiçekleri vardır. Bodurdur ve masif bir örtü olacak şekilde hızla yayılır.

E.c cv.’Winter Beauty’- Aralık-Mart ayları arasında koyu-pembe renkli çanımsı biçimli çok sayıda çiçekler açar. Çok kısa boyludur.

ERİCA ARBOREA- BOYLU FUNDA

Yetişme yeri: Genel coğrafi yayılışı Akdeniz çevresi, Küçük Asya ve Batı Kafkasya’dır. Türkiye’de Trakya, Marmara çevresi, Kuzey Anadolu, batı ve güneyde yer alır.

Boy ve Çap: Çoğunlukla boyu birkaç metreyi aşmayan herdem yeşil bir çalı; bazen de küçük bir ağaç halindedir.

Genel Özellikleri: Genç sürgünleri tüylü, İğne yaprakları 3-7mm boyunda ve tüysüz; uçları kütçe, sürgünlere üçlü dörtlü çevrel dizilirler. Güzel kokulu beyaz çiçekleri, uzun piramit biçimindeki bol çiçekli bileşik salkım halinde bulunur.

İklim ve Toprak İstekleri: Soğuğa dayanıklıdır fakat kuvvetli donlardan zarar görebilir.Kirece karşı toleranslıdır.

Budama Durumu:
Güzel formunu koruması için hafifçe budamak icap eder.

 Üretim Tekniği:
Tohum ve yumuşak çelikle üretilir.

BENJAMİN

benjamin

Son yılların en popüler salon bitkilerinden olan Benjamin düz veya beyaz alacalı yaprakları ve ağaçsı görüntüsüyle ev dekorasyonlarında yerini almıştır. Ani yer değişikliği yaprak dökmesine yol açar.

İki yılda bir saksı değişmelidir.

ISI: Oda sıcaklığı idealdir.

IŞIK: Aydınlık ortamı sever.

SULAMA: İki sulama arasında toprağın kurumasına izin verilmelidir. Ilık su verilir.Kışın azaltılır.

NEM: Yaz aylarında ara sıra yapraklarına su püskürtülür.

PAŞA KILICI

pasa kiliciEn kolay yetişen salon bitkisi nedir diye sorulsa cevabı Paşa Kılıcı olurdu herhalde. Güneş,gölge,susuzluk ya da hava cereyanı bitkiyi etkilemez. Paşa kılıcını öldüren, özellikle kışın aşırı sulamadır.

İsmine uygun uzun yapraklıların yanı sıra, rozet biçimi yapraklı küçük cinsleri vardır.

Kılıç toprak bir saksıya dikilir ve özenli bakılırsa her yıl ince, uzun bir sap üzerinde küçük, beyaz ve güzel kokulu çiçekler açar.

ISI: Oda ısısı idealdir. Ancak 7 c. ye kadar soğuğa  dayanabilir.

IŞIK: Biraz günışığı iyidir ama gölgede de yetişebilir.

SULAMA:
Bahar ve yaz aylarında toprağı kurudukça sulanır. Kışın ise en çok ayda bir sulanır.

Çoğaltmak için,yavruları dikkatle ayrılır. Bir gün açıkta bırakılır.Daha sonra dikilir ve sulanır.Veya sağlıklı bir yaprağın ortasından 6-7 cm.lik bir parça kesilir. Bu parça yarısına kadar toprağa gömülür.

Saksısı nadiren değiştirilir.Uzun yıllar aynı saksıda kalabilir.

Salon Bitkileri

SalonBitkileri.com’a Hoşgeldiniz. Sitemiz yayın hayatına başlamıştır.